İşletme sorumlusu, bilirkişilerin dünyası, uzman delili, mütalaa, uzman görüşü

1932 Doğumlu Bilirkişi

Bilirkişi Listesine Girmek Zor mu?

Bir keşif sırasında, araç (minibüs) çamura batıp da traktörle çekilerek kurtarılması gerekince, heyet ve hakim arasında, ortak mağduriyetimizden ötürü, bir sohbet ortamı oluşmuştu. Bu sırada mı anlatıldı dönüşte mi hatırlamıyorum, bir "yaşlı" tonton bilirkişiden bahsedildi. Galiba "haritacı" (fen bilirkişisi) olan bu sayın bilirkişi, keşif aracındaki yolculuklarda, latif hatıralarını anlatır, hoş ve nüktedan sohbeti ile yolun keyifli geçmesini sağlarmış. Harita kadastro mühendisliği alanı bildiğim kadarıyla SMMM'ler kadar olmasa da en çok bilirkişi başvurusu alan uzmanlık alanlarından olunca bunu duymak şaşırtmıştı. Öyle ya, nadir bulunan bir uzmanlık alanı olur da (mesela Osmanlıca bilirkişisi ya da "ehl-i vukuf") "aşırı deneyimli" uzmanlar vazgeçilmez olur, yerleri doldurulamaz.

İzlediğim bir hukuki eğitim toplantısı videosunda, dinleyicilerden bir avukat, "geçen 1932 doğumlu bir bilirkişi ile keşfe gittik" deyince yukarıdaki şaşkınlık tekrarladı. Avukat hanım, sayın bilirkişi ile yüzyüze iletişim dahi kurulamadığından şikayet etti. 2019-1932= 87 yaşında bir koca çınar. Ehl-i vukuf hizmetini "eskimiş adıyla" da sürdürüyor! Bölge bilirkişi kurulları ne iş yapar diye sormadan edemiyor insan.
 
Bilirkişi listesine başvuru aldıklarında başvurup listeye yazılmak işin görece kolay tarafı, peki onlarca, yüzlerce meslektaş arasından size nasıl görev gelecek. Gidip hakimleri ziyaret edip kendinizi tanıtsanız işe yarar mı mesela. Denendi işe yaramıyor. Bazı hakimler görüşmeyi dahi istemiyor. Yüksek lisans tezi gibi kaliteli ve titiz rapor bile yazsanız gözde bilirkişileri geçmeniz hiç kolay olmaz. Mahkemeden görev almak için yapılan "ince" manevraları şurada yazmaya çalışmıştık, merak eden okuyacaktır. 
Bilirkişi listelerine, tıpkı milli takıma genç yetenekli futbolcu seçer gibi yeni ve yetenekli yüzler eklenmelidir. Burada görev mahkemelere düşer. Bölge kurulları gerekirse listeden çıkarma mekanizmasını işletmelidir, "kimseye ilişmeyelim listeler zengin dursun" denilemez. Ancak bu ütopik bir beklentidir. Bölge kurulları her şeyi Ankara merkezden beklemekte, elindeki istatistik bilgileri kullanmayı aklından dahi geçirmemektedir. Bu konuda bölge kurulu ile yapılan bir yazışmayı ve aldığım yanıtı şurada paylaşmıştım.  

Hakimlerin nasıl "özel" insanlar olduklarını şurada; bilirkişilerin nasıl özel ve her şeyi bilir olması gerektiğini de şurada anlatmıştık. Bu site, tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri ile ilgili bulunması zor deneyimleri bulacağınız bir yer. Tüketici Hukukunun, merak edilen ve çevrimiçi sık aranan konular arasında olduğu anlaşılmaktadır. "UYAP bilirkişi" anahtar kelimesi -linkleri favori kısayol yapmayı bilmeyen bilirkişi dostlarımızca aranmıyorsa- dosyası mahkemece bilirkişi incelemesine gönderilmiş taraflarca bolca aranmış olmalıdır. Adalete saygılı, "kırmızı ışığı ihlal etmeye çekinen" vatandaşlar, deneyimlemedikleri bu alanda başlarına ne geleceğini beklemeye başlar. Aksi gibi sevgili adaletimizde aşırı yavaş işler. Eğer mahkeme heyeti keşif incelemesine gerek görmedi ise dosyayı "teslim tutanağı" ile bilirkişiye teslim eder 30-45 gün gibi bir sürede rapor sunmasını ister. Dosyada çok evrak yoksa, bilirkişi fiziken dosyayı teslim almadan, UYAP üzerinden de indirip raporunu yazabilir. Yine UYAP üzerinden de e-imza ile sisteme yükler.

Bu sitede sorularınızın çoğuna yanıt bulabileceksiniz. Okumaya şuradan başlayabilirsiniz. E-posta ile soru da sorabilirsiniz.

Bilirkişi Raporu Lehte Değilse İtiraz Tek Seçenek Değil

UYAP Bilirkişi Portal ve Vatandaş Portal 

hayatımıza iyice yerleşti. Vatandaşlar taraf oldukları davalardan e-devlet üzerinden bilgi sahibi olabiliyor. Eğer olmuyorsanız kalemdekilere telefon açarak ya da dilekçe ile taraf tanımınızı kontrol ettirebilirsiniz. Bilirkişiler için de işler kolaylaştı, dosyayı fiziken almak ve teslim dışında adliyeye gitmek şart değil. Hatta dosya ince ise UYAP'tan indireceğim derseniz adliyeye de gidilmez. Zaten reddiyat IBAN ile banka hesabınıza yatmakta. Raporlardan kopya alıp imzalamaya gerek yok (e-imza konusunda bazı ters giden şeylere şurada değinmiştik).
Evinizde buzdolabı arızalandı, kurbandan kalan etler erimeye başladı, iyi kötü bir soğutma ustası bulmalı hemen tamir ettirmeli. Baktığımız çokça tüketici mahkemesi dosyasından edindiğimiz deneyim: ustalar yeteneksiz, vatandaş tabiri caiz ise fazla "uyanık" eh EDAŞ'lar da "cin"! Bu sitede hepsi hakkında bir şeyler karalamaya çalışılıyor (buzdolaplarında hatalı parça değişimi konusunu şu sayfadan okumak iyi olabilir). Vatandaş, arıza elektrik kaynaklı olsun olmasın, ustanın, servisin elinden "arıza voltaj dalgalanmasındandır" yazan bir kağıt alıp tüketici hakem heyetine (THH) koşma peşinde. EDAŞ bunlardan çok bunalsa da kaçacak yeri kalmayana kadar varsa suçu inkâr edecektir. Bir aralık THH'ler her başvuruda tüketici lehine karar aldı, sonra EDAŞ bunlara dava açınca dava sayısı patladı.
 
İşte böyle davalardan birinde kombinin arızası olmuş. THH, EDAŞ ödesin demiş, EDAŞ dava açmış, dosya bilirkişiye gitmiş, aşağıdaki alıntı, gelen rapordan. Biz bu rapora nasıl eriştik? Rapor EDAŞ avukatının hoşuna gitmiş olacak ki vekil benzer her davada örnek rapor olarak bunu kopyalayıp ekliyor. Siz ne ekleyeceksiniz? Nasıl savunacaksınız?
 
En baştan alalım, meskeninizde elektrik dağıtım şirketinden (EDAŞ) kaynaklı olabilecek bir hasar oluştu. Tüketici hakem heyeti sizi haklı buldu, EDAŞ dava açtı itiraz etti. Bir uzman bilirkişi aşağıdaki gibi rapor yazdı. En yüksek bütçeli binalarda dahi nadir bulunan D-tipi parafudr takmadınız diye kabahati sizde buldu. Ne yapabilirsiniz?
Tabi ki rapora itiraz edip "hükme esas alınmasın" diyeceksiniz. Şanslı iseniz kabul görüp bir başka uzmandan görüş sorulacak, dava masrafı büyüyecek. Maalesef ki bilirkişiler ilk açılan yoldan yürümeyi tercih ederler. Dosyadaki ilk rapor gerideki raporları etkiler. 
Böyle aleyhte bir rapora çok kuvvetle itiraz etmelisiniz. İtiraz, avukatınız ile birlikte yanıt yazan bir uzman marifetiyle olabilir. O aşamada dosyaya uzman delili sunma olanağı yoksa bile bulduğunuz o uzman ile avukatınız birlikte o raporu "gömecekler"

Davaların uygun aşamasında dosyaya uzman görüşü sunmak iyi bir fikirdir. HMK 293'e göre taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Yargıç re'sen atadığı bilirkişinin görüşüne ağırlık verecek olsa bile ortaya çıkacak çelişkileri gidermesi gerekecektir. Dosyalara re'sen atanan bilirkişinin özensizliği, bariz mantık hatalı bir rapor sunması uzak olasılık değildir. Bu akla zarar hataları avukatınız göremez ise davayı lehinize döndürmeniz güç olacaktır. Fazlası için şu sayfadan devam edilebilir.