İşletme sorumlusu, bilirkişilerin dünyası, uzman delili, mütalaa, uzman görüşü

Elektrik Odalarında Sprinkler Olur mu?

Elektrik Odalarında Sprinkler Olur mu?

Şantiyelerde, mekanik tesisat mühendisi arkadaşlarımızla, asma tavan boşluğunu paylaşırken, bina otomasyon sistemini kurarken, emiş veya taze hava talebimiz olduğunda, elektrik odaları içinden, üstünden boru, kanal vs. geçtiğinde çatıştığımız sıkça olmuştur. En çok da mekanik güçlerin yayımı gecikince patırtı çıkar :)

Çoğu projede elektrik odalarına sprinkler çizildiğinde veya bir odayı -proje revizyonu ile- elektrik odasına dönüştürdüğünüzde, planlanmış yada yerinde uygulanmış sprinkler hattının iptal edildiği olmuştur. Peki gerçekten öyle midir? Elektriğin olduğu yerde su barınmaz mı? Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğimiz bu konuya değinmemiştir. Ya uluslararası standartlar ne der? Amerikan NFPA standardına dayanarak bu sorunun yanıtlandığı bir makale okudum ve önemli olduğunu düşünerek paylaşmak istedim. Aslında konuyu tetikleyen şu oldu. Körfez sermayeli bir tesisin pano odasında sprinkler olduğunu gördüm ve akademik yangın danışmanının özellikle bunu istediğini öğrendim. Gerisi araştırıp okumakla oldu.

Elektrik pano odasında sprinkler yerleşimi
Öncelikle belirtmeliyim ki bahsettiğimiz oda bir data center gibi çok kritik, kıymetli bir alan değil. FM-200 gibi söndürme sistemi ile korunmuş buna para harcanmış bir alan da değil. Yani FM-200 yapıyorsanız okumayı bırakabilirsiniz.

Referans aldığımız standard Amerikan NFPA 13 ve 70. NFPA 13, 2019'da güncellenmiş ve sprinkler tesisatı hakkında, NFPA 70 ise elektriksel ekipman etrafında kullanılacak alanların tanımlandığı bir bölüm. 

Yukarıdaki çizimden görüldüğü gibi pano odalarımızda çalışma alanı adıyla tanımlanan bir alan var. Bunun ebadı pano ön yüz genişliği ve 120 cm (400 V için) derinlikle sınırlı. Yüksekliği ise 200 cm'den az olmamak kaydı ile pano yüksekliği kadar (meskenlerde istisna var). Pano çok dar ise çalışma alanı genişliği minimum 76,2 cm alınıyor. Panoya arkadan erişim var ise (vidalı kapak) arka duvar boşluğu da min. 76,2 cm oluyor.

NFPA 70'deki diğer alan tanımı ise Ayrılmış Elektriksel Alandır (Dedicated Electrical Space). Bu alan gelecekteki elektriksel erişimler için ayrılmış olması yanında, elektriksel olmayan ekipmanlardan gelmesi muhtemel zararları önlemek için düşünülmektedir. Boyutları, pano taban alanı kadar olup yüksekliği ise panodan sonra 180 cm yada üst tabliye seviyesine kadardır. 

Ayrılmış elektriksel alan içerisine hiç bir yabancı tesisat veya ekipman girmesine izin verilemez. Ayrılmış elektriksel alan üzerinde üst döşemeye kadar bir boşluk varsa (şekilde böyle) bu alan mekanik ekipmanca şartlı olarak kullanılabilir. Elektrik ekipmanın yukarıdan gelecek sızıntıya karşı düzgünce (properly) korunması şarttır. Ayrıca yukarıdaki yabancı sistemin kırılmalara vs karşı statik açıdan emniyeti sağlanmalıdır. Yani mecbur kalındığında yoğuşma tavası vb gibi etkin önlemler alınmak şartıyla, ayrılmış elektriksel alan üzerinden sprinkler borusu dahi geçirilebilir.

Peki, asıl konumuzu kaçırmayalım. Bu oda sprinkler ile korunmalı mıdır?

NFPA 13'e göre elektrik ekipman odaları sprinkler ile korunmalıdır. FM 200 ile veya başka bir modern yöntem ile koruyorsanız daha iyidir. Ancak bunlar yoksa ve sprinklerden de kaçınmak istiyorsanız sağlayacağınız şartlar şunlardır;

1- Oda tamamen elektrik ekipmanına ayrılmış olmalı.
2- Oda içinde sadece kuru tip ekipmanlar olmalı (istisna sıvılar listelenmiş).
3- Tüm oda sızmalar dahil 2 saat yangına karşı dayanıklı olmalı.
4- Odada depolamaya izin verilmemeli.

Üçüncü maddeyi sağlamak, gazlı söndürme yapmak veya sprinkleri oda içerisine almak. Tercih sizlerin.

Çizimde görüldüğü üzere çalışma alanı üzerinde kalmak ve ayrılmış elektriksel alandan kaçınmak şartıyla sprinkler yerleşimi için cesaretli olmak ve yaptığınız işi savunabilmek yeterlidir.
 
Bunun gibi başka ilgi çekici konular için ziyaret etmeyi unutmayın.
Sprinkler denen şeye 10 bar civarında basınçlı su sağlayan pompalar ile ilgili yazı sitede en çok ilgi çeken yazılardan biri.

Printer Uzmanı Makina Mühendisi

Bir kamu kurumu, ünlü ve iyi bir markanın, ayda 6200 kopya basabilen yazıcısından satın alıyor. 1,5 yıl kullanılıp, ayda ortalama 10.000 sayfa çıktı alınıyor. Sonra yazıcı biraz masraf açınca, işgüzar devlet memurları cihazı iade etmek için firmaya ihtarname yollayıp ardından da dava açtırıyorlar. Kurum avukatı, davayı yanlış mahkemede açıyor, neyse dava mahkemesini buluyor ve dosya bilirkişiye gidiyor. Katipin marifetiyle mi nasıl oluyorsa, dosya makina mühendisi bilirkişiye veriliyor. "Muhterem", dosyayı alıyor, "benimle ilgisi yok" demiyor. Oturup dosyanın özetini uzun uzadıya çıkarıyor ve raporu şöyle tamamlıyor;

"Dava konusu ****model çok fonksiyonlu yazıcı'nın dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden mekaniksel bir hatanın olmadığı, Ancak yazıcının servis fişlerinin Bilgisayar Mühendisi ile Elektrik ve elektronik Mühendisi Bilirkişiler aracılığı ile teknik inceleme yapılarak dava konusu yazıcının GİZLİ AYIPLI olup olmadığı ancak bu bilirkişilerin incelemesinden sonra tespit edilebileceği görüş ve kanaatindeyim
 
(* anlam ve imla hataları aynen korunmuştur).


BURASI TÜRKİYE!

printer tamiri incelemesi

1932 Doğumlu Bilirkişi

Bilirkişi Listesine Girmek Zor mu?

Bir keşif sırasında, araç (minibüs) çamura batıp da traktörle çekilerek kurtarılması gerekince, heyet ve hakim arasında, ortak mağduriyetimizden ötürü, bir sohbet ortamı oluşmuştu. Bu sırada mı anlatıldı dönüşte mi hatırlamıyorum, bir "yaşlı" tonton bilirkişiden bahsedildi. Galiba "haritacı" (fen bilirkişisi) olan bu sayın bilirkişi, keşif aracındaki yolculuklarda, latif hatıralarını anlatır, hoş ve nüktedan sohbeti ile yolun keyifli geçmesini sağlarmış. Harita kadastro mühendisliği alanı bildiğim kadarıyla SMMM'ler kadar olmasa da en çok bilirkişi başvurusu alan uzmanlık alanlarından olunca bunu duymak şaşırtmıştı. Öyle ya, nadir bulunan bir uzmanlık alanı olur da (mesela Osmanlıca bilirkişisi ya da "ehl-i vukuf") "aşırı deneyimli" uzmanlar vazgeçilmez olur, yerleri doldurulamaz.

İzlediğim bir hukuki eğitim toplantısı videosunda, dinleyicilerden bir avukat, "geçen 1932 doğumlu bir bilirkişi ile keşfe gittik" deyince yukarıdaki şaşkınlık tekrarladı. Avukat hanım, sayın bilirkişi ile yüzyüze iletişim dahi kurulamadığından şikayet etti. 2019-1932= 87 yaşında bir koca çınar. Ehl-i vukuf hizmetini "eskimiş adıyla" da sürdürüyor! Bölge bilirkişi kurulları ne iş yapar diye sormadan edemiyor insan.
 
Bilirkişi listesine başvuru aldıklarında başvurup listeye yazılmak işin görece kolay tarafı, peki onlarca, yüzlerce meslektaş arasından size nasıl görev gelecek. Gidip hakimleri ziyaret edip kendinizi tanıtsanız işe yarar mı mesela. Denendi işe yaramıyor. Bazı hakimler görüşmeyi dahi istemiyor. Yüksek lisans tezi gibi kaliteli ve titiz rapor bile yazsanız gözde bilirkişileri geçmeniz hiç kolay olmaz. Mahkemeden görev almak için yapılan "ince" manevraları şurada yazmaya çalışmıştık, merak eden okuyacaktır. 
Bilirkişi listelerine, tıpkı milli takıma genç yetenekli futbolcu seçer gibi yeni ve yetenekli yüzler eklenmelidir. Burada görev mahkemelere düşer. Bölge kurulları gerekirse listeden çıkarma mekanizmasını işletmelidir, "kimseye ilişmeyelim listeler zengin dursun" denilemez. Ancak bu ütopik bir beklentidir. Bölge kurulları her şeyi Ankara merkezden beklemekte, elindeki istatistik bilgileri kullanmayı aklından dahi geçirmemektedir. Bu konuda bölge kurulu ile yapılan bir yazışmayı ve aldığım yanıtı şurada paylaşmıştım.  

Hakimlerin nasıl "özel" insanlar olduklarını şurada; bilirkişilerin nasıl özel ve her şeyi bilir olması gerektiğini de şurada anlatmıştık. Bu site, tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri ile ilgili bulunması zor deneyimleri bulacağınız bir yer. Tüketici Hukukunun, merak edilen ve çevrimiçi sık aranan konular arasında olduğu anlaşılmaktadır. "UYAP bilirkişi" anahtar kelimesi -linkleri favori kısayol yapmayı bilmeyen bilirkişi dostlarımızca aranmıyorsa- dosyası mahkemece bilirkişi incelemesine gönderilmiş taraflarca bolca aranmış olmalıdır. Adalete saygılı, "kırmızı ışığı ihlal etmeye çekinen" vatandaşlar, deneyimlemedikleri bu alanda başlarına ne geleceğini beklemeye başlar. Aksi gibi sevgili adaletimizde aşırı yavaş işler. Eğer mahkeme heyeti keşif incelemesine gerek görmedi ise dosyayı "teslim tutanağı" ile bilirkişiye teslim eder 30-45 gün gibi bir sürede rapor sunmasını ister. Dosyada çok evrak yoksa, bilirkişi fiziken dosyayı teslim almadan, UYAP üzerinden de indirip raporunu yazabilir. Yine UYAP üzerinden de e-imza ile sisteme yükler.

Bu sitede sorularınızın çoğuna yanıt bulabileceksiniz. Okumaya şuradan başlayabilirsiniz. E-posta ile soru da sorabilirsiniz.

Bilirkişi Raporu Lehte Değilse İtiraz Tek Seçenek Değil

UYAP Bilirkişi Portal ve Vatandaş Portal 

hayatımıza iyice yerleşti. Vatandaşlar taraf oldukları davalardan e-devlet üzerinden bilgi sahibi olabiliyor. Eğer olmuyorsanız kalemdekilere telefon açarak ya da dilekçe ile taraf tanımınızı kontrol ettirebilirsiniz. Bilirkişiler için de işler kolaylaştı, dosyayı fiziken almak ve teslim dışında adliyeye gitmek şart değil. Hatta dosya ince ise UYAP'tan indireceğim derseniz adliyeye de gidilmez. Zaten reddiyat IBAN ile banka hesabınıza yatmakta. Raporlardan kopya alıp imzalamaya gerek yok (e-imza konusunda bazı ters giden şeylere şurada değinmiştik).
Evinizde buzdolabı arızalandı, kurbandan kalan etler erimeye başladı, iyi kötü bir soğutma ustası bulmalı hemen tamir ettirmeli. Baktığımız çokça tüketici mahkemesi dosyasından edindiğimiz deneyim: ustalar yeteneksiz, vatandaş tabiri caiz ise fazla "uyanık" eh EDAŞ'lar da "cin"! Bu sitede hepsi hakkında bir şeyler karalamaya çalışılıyor (buzdolaplarında hatalı parça değişimi konusunu şu sayfadan okumak iyi olabilir). Vatandaş, arıza elektrik kaynaklı olsun olmasın, ustanın, servisin elinden "arıza voltaj dalgalanmasındandır" yazan bir kağıt alıp tüketici hakem heyetine (THH) koşma peşinde. EDAŞ bunlardan çok bunalsa da kaçacak yeri kalmayana kadar varsa suçu inkâr edecektir. Bir aralık THH'ler her başvuruda tüketici lehine karar aldı, sonra EDAŞ bunlara dava açınca dava sayısı patladı.
 
İşte böyle davalardan birinde kombinin arızası olmuş. THH, EDAŞ ödesin demiş, EDAŞ dava açmış, dosya bilirkişiye gitmiş, aşağıdaki alıntı, gelen rapordan. Biz bu rapora nasıl eriştik? Rapor EDAŞ avukatının hoşuna gitmiş olacak ki vekil benzer her davada örnek rapor olarak bunu kopyalayıp ekliyor. Siz ne ekleyeceksiniz? Nasıl savunacaksınız?
 
En baştan alalım, meskeninizde elektrik dağıtım şirketinden (EDAŞ) kaynaklı olabilecek bir hasar oluştu. Tüketici hakem heyeti sizi haklı buldu, EDAŞ dava açtı itiraz etti. Bir uzman bilirkişi aşağıdaki gibi rapor yazdı. En yüksek bütçeli binalarda dahi nadir bulunan D-tipi parafudr takmadınız diye kabahati sizde buldu. Ne yapabilirsiniz?
Tabi ki rapora itiraz edip "hükme esas alınmasın" diyeceksiniz. Şanslı iseniz kabul görüp bir başka uzmandan görüş sorulacak, dava masrafı büyüyecek. Maalesef ki bilirkişiler ilk açılan yoldan yürümeyi tercih ederler. Dosyadaki ilk rapor gerideki raporları etkiler. 
Böyle aleyhte bir rapora çok kuvvetle itiraz etmelisiniz. İtiraz, avukatınız ile birlikte yanıt yazan bir uzman marifetiyle olabilir. O aşamada dosyaya uzman delili sunma olanağı yoksa bile bulduğunuz o uzman ile avukatınız birlikte o raporu "gömecekler"

Davaların uygun aşamasında dosyaya uzman görüşü sunmak iyi bir fikirdir. HMK 293'e göre taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Yargıç re'sen atadığı bilirkişinin görüşüne ağırlık verecek olsa bile ortaya çıkacak çelişkileri gidermesi gerekecektir. Dosyalara re'sen atanan bilirkişinin özensizliği, bariz mantık hatalı bir rapor sunması uzak olasılık değildir. Bu akla zarar hataları avukatınız göremez ise davayı lehinize döndürmeniz güç olacaktır. Fazlası için şu sayfadan devam edilebilir.